Bitcoin geleneksel finans sistemi için nasıl bir tehdit oluşturuyor?

By Temmuz 29, 2019Nisan 16th, 2020Bitcoin

Bugün hemen hemen herkesin bir banka hesabı var ve arada bir bankacılık hizmetlerinden yararlanmak için bankaları ziyaret ediyoruz. Ve bankalar ne söylerse söylesin, ister devlet bankası isterse özel olsun, aldığımız hizmetin yavaş olduğunu hepimiz kabul edebiliriz.

Her işlem genelde uzun zaman alır ve dakikalar içinde yapılabilecek işlemler, bazen yarım saat sürer. Ama insanlar çaresiziz çünkü ellerindeki parayı güvenle saklayabilmenin başka bir yolu yok. Eldeki para ise fiat para birimi olarak bilinen nakit. Fiat paralar, devletler tarafından tedavüle çıkar ve arkasında bir devlet olduğu için bir değere sahipler.

Hükümetler fiat para birimlerini kontrol etmek için merkez bankalarını kullanır ve nasıl transfer edilebileceklerine karar verirler. Bu da paranın hareketini takip etmelerini sağlar. Böylece devlet, para dolaşımından kazanç elde edenleri belirleyecek güce sahip olur. Ayrıca tüm bu faaliyetlerden vergi toplar ve olası yasadışı faaliyetleri izleyebilirler.

Fiat paralardan Bitcoin’e…

Bitcoin, gün yüzüne çıktığından beri sunduğu parasal faydalardan dolayı insanlar onu bir yatırım fırsatı olarak gördü. Ancak zamanla tasarruf sahipleri, Bitcoin ve diğer kripto paraların potansiyelini keşfetmeye başlayarak nakitsiz değişim yapabilmeyi ve işlerini nasıl daha kolay hale getirdiğini anlamaya başladılar.

Bankacılık hizmetlerini Bitcoin ile karşılaştırdığınızda, göreceğiniz ilk fark, standart banka hesabınıza kıyasla Bitcoin’i yönetmenin ne kadar kolay olduğudur. Bitcoin kullanımı ile mevcut bankacılık sistemine ihtiyacınız olmaz. Bitcoin, bilgisayarlarını, Bitcoin işlemlerini doğrulamaya yardımcı olan, karmaşık algoritmaları çözmek için kullanan “madencilerin” yardımıyla siber alanda oluşturulur.

Bitcoin kullanmak, standart para birimi ve bankacılık sistemine karşı üstünlük sağlayabilir, ancak bu başka sorunları da beraberinde getirebilir. Mesela bankacılık hizmetlerinden kaynaklı ücret, gelir ve istihdam oluşturma mekanizmalarında bozulma meydana gelmesi gibi.

Bitcoin kullanmanın bir başka avantajı, eğer çok miktarda para transfer etmek istiyorsanız, bunun için bir akıllı telefon ve bir Bitcoin cüzdanının yeterli olmasıdır. Bu tür bir transfer, formları doldurmanız, kişisel bilgi vermeniz gereken banka transferlerinin ikamesi olarak görülebilir. Ayrıca banka, para transfer ücreti olarak hatırı sayılır bir ücret alabilir.

Güvenlik endişeleri

Bugün kullandığınız her şey online platformlara geçiyor ve bu yaptığımız yatırımların güvenliği sorusunu da beraberinde getiriyor. Artık bütün bankalar online bankacılık hizmetleri veriyor, ancak bakım ve sunucu sorunları bankaların başını zaman zaman ağrıtır.

Öte yandan, Bitcoin işlemleri hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleşir ve sunucu, işlemi gerçekleştirmeden önce olası sorunları giderir. Ancak insanlar ister online bankacılık hesapları ister portföy cüzdanları ile işlem yapsınlar bilgisayar korsanlarından her zaman endişe duyarlar.

Bitcoin’in bu konuda sunduğu avantaj vardır. Bu da tasarruflarınızı çevrimdışı olarak (soğuk depolama) bir sabit sürücüde veya özel bir anahtarla şifrelenmiş bir USB’de saklamamıza yardımcı olan çeşitli yazılımların mevcut olmasıdır. Finansmanınıza veya portföyünüze her erişmek istediğinizde, bunlara anahtar kodunu girerek erişebilirsiniz. Bununla birlikte, bu yöntem yanlışlıkla verilerin silinmesi riskini de içerir. Nitekim kullanıcının sürücüyü yanlışlıkla silmesi veya kodu kaybetmesi ihtimali de vardır.

Mahremiyetin korunması

İşlem yapmak için banka hesaplarınızı kullandığınız her zaman, girdiğiniz bilgiler uzak bir sunucuda saklanır ve banka tarafından izlenebilir ve erişilebilir olur. Ancak Bitcoin transferleri takip edilemez. Bu, kullanıcıya hiçbir kişisel bilgi vermeden finansal işlemler yapma imkânı verir.

Bitcoin’in vergi kaçakçılığı ve kara para aklama gibi çeşitli yasadışı faaliyetlerde kullanıldığı durumlar da söz konusudur. Bu, hükümetlerin henüz bu tarz transferler üzerinde kontrolü olmadığı için en büyük endişe kaynağını oluşturur. Ancak yasadışı faaliyetlerde nakit kullanımının kripto para kullanımından daha yüksek olduğu da bilinen bir gerçektir.

Merkez Bankaları neden önemlidir?

Dijital çağ, her geçen gün daha ileri bir teknoloji keşfedildiğinden sürekli hız kazanıyor, ancak ilk banka olarak merkez bankalarına ihtiyaç var. Zira savaş veya afet durumlarında merkez bankaları fon sağlama konusunda ülkelerine yardımcı olan kuruluşlardır.

Durgunluk dönemlerinde veya bir ülke ekonomik krizle karşı karşıya kaldığında, bu merkezileştirilmiş bankalar, hükümete ve insanlara para politikaları aracılığıyla yardım ederler. Devlet, mal ve hizmet fiyatlarının hızlı artışından dolayı ekonomide ani bir yükseliş fark ederse, ülkenin merkez bankası faiz oranlarını artırabilir ve borç alanların paraya erişmelerini zorlaştırabilir.

Örneğin, ABD Federal Rezervine (FED) tam istihdama ulaşma ve fiyat istikrarını koruma görevi verilmiştir. Banka bu yetkiyi,  finansal sistemi kriz zamanlarında dengelemek, ülkeye ödeme yapmanın yollarını bulmasında yardımcı olmak ve para politikasını bir araç olarak kullanarak ulusun bankacılık ve finansal sistem güvenliğini sağlamak için kullanılır.

Bitcoin ve altcoinlerle mücadele

Bitcoin ve altcoin kullanıcı sayısının önemli seviyelere çıkmasıyla dünyanın dört bir yanında birçok hükümet, merkezi bankacılık sistemlerini emniyete almak için çok büyük önlemler aldı.

Bu mücadelede en aktif rolü, Amerika Birleşik Devletleri üstleniyor. Bizzat ülkenin devlet başkanı Donald Trump tarafından kripto paraların ülke için nasıl bir tehdit oluşturduğuna dair atılan twit, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Ayrıca Bitcoin ve altcoinlerin ABD ve diğer ülkelerde istikrarlı pazarlara kavuşmaya başlamasıyla, merkezi yapıdaki bankacılık sisteminin zor zamanlar geçirmeye başladığı görülüyor.

ABD hükümeti, 2013’ten beri Bitcoin kullanımı konusunda kurallar ve düzenlemeler çıkarmaya çalışıyor. Ancak son zamanlarda Bitcoin ve diğer kripto paralara karşı hükümetlerin sesinin daha çok çıktığı görülüyor.

Örneğin, Fed Denetim Başkan Yardımcısı, Randal Quarles, şu an dijital para birimlerinin mevcut seviyelerinde endişelenecek bir durum olmadığını ancak daha geniş kitlelere ulaşmaları durumunda ciddi finansal istikrar sorunlarına yol açabileceklerini söyledi. Belki de birçok hükümetin, Libra projesine karşı çıkmasının altında bu ana fikir yatıyordur.

Yıllar geçtikçe, birçok ülke, bankacılık sistemleri gibi vatandaşlarını da koruma gerekçesiyle kripto para birimlerinin kullanılmasını yasakladı.

Kanada, Avustralya ve Avrupa Birliği ülkeleri gibi Bitcoin’i yatırım olarak kullanmanın yanı sıra bir ödeme yöntemi olarak da destekleyen az sayıda ülke var. Bu ülkelerin hükümetleri, şu an kripto para kullanımına olumlu yaklaşıyorlar.

Öte yandan, Çin, Hindistan, Rusya ve Vietnam gibi, yatırımın doğru yolu olarak görmedikleri Bitcoin kullanımını yasaklayan çeşitli ülkeler var. Ayrıca, insanların Bitcoin’i yasadışı amaçlarla ve kara para aklama yöntemi olarak kullanma ihtimalinden kaçınmak için düzenlemelerden ziyade şu an yasaklama yolunu seçtikleri görülüyor.

Nakitsiz bir hayata merhaba demeden önce…

Para taşımama fikri kulağa hoş geliyor. Nakit taşımaya ihtiyaç duymamak, insanlara birçok açıdan fayda sağlayabilir. Ancak kripto paraların arkasındaki teknoloji, ortalama bir insan tarafından anlaşılmayacak kadar karmaşık olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Dijital paraların doğuşu, bankacılık sektörü hizmetlerini iyileştirmeleri gerektiği gerçeğini gözler önüne serdi. Zira teknolojinin gerisinde kalan bir bankacılık sistemi, kripto paraların sistemi ele geçirmesi tehdidi ile karşı karşıya kalabilir. Bunun yanında merkezsiz teknoloji, katı hükümet düzenlemelerinden dolayı büyük bir baskı altında. Bu baskı, kripto paraların genişlemesinde büyük bir engel olarak görülse de önümüzdeki yıllarda geleneksel sistemle uyumlu hale getirilen bir kripto para ekosistemi oluşturulabilir.

Şu anki tabloya baktığımızda merkez bankalarının kendi milletlerinin finansal sistemde öncü yapısını oluşturduğunu ve ekonomi yönetiminde önemli bir paya sahip olduğunu görüyoruz. Dijital para birimleri ise halkların ilgisini çekmiş durumda. Ancak adaptasyon oranı halen çok düşük oranlarda bulunuyor. Devlet desteğinin olmaması ise düşük adaptasyonun önemli bir nedeni olarak görülebilir.

Dünya vatandaşlarının yavaş yavaş nakit kullanımını azaltması, metal para ve banknot üretiminin maliyetli olması gibi faktörler göz önüne alındığında ise merkez bankalarının hükümet kontrolünde dijital para geliştirmeleri ise sürpriz bir hareket olmaz.

Leave a Reply